Şuradan buradan ne bulursam…

Manipülatif Sistem’e Dair.

Öncelikle birazdan okuyacağınız yazı yıllar sonra yazdığım ilk yazımdır. İmla hatası boldur ve birbiri ile bağımsız paragraflar mevcuttur.

İnsanları sevin, eşyaları kullanın tam tersi doğru değil” ya da benzeri bir cümle kullandı Minimalists belgeselindeki arkadaş. Hemen ardından da aklıma Fight Club filminde ki “Sahip olduklarının sana sahip olması” anlatımı geliyor aklıma her 80 yılları içerisinde doğan biri gibi.
Son birkaç gündür belgesellere sarmış, birbirinden bağımsız ve alakasız belgeseller izliyorum mesela The Social Dilemma izlerken sıkılıp uyumuştum ama The Great Hack beni daha çok içine çekti, aynı Connected belgeselinin ilk iki bölümünü soluksuz izlemişken 3. Bölüme halen başlamamış olmam gibi. Neyse demem o ki toplumsal olarak manipüle edilebilirliğimiz o kadar fazla ki birkaç örnek vererek elimden geldiğince anlatmak isterim ama öncesinde bir kahve ve sigara molası vermem lazım…

Yıllar öncesine dayanan Walt Disney ve Warner Bross çizgi filmlerini Türkiye’de göstermeye başlamalarının ardından yurtdışından gelen akraba eş dostun bize o çizgi filmlere ait oyuncaklar getirmesi ile başladı satışa dayalı gösterim sektörü. Sene 2020, televizyonda yayınlanan çizgi filmlerin tamamı artık bu sektörün üretimi oldu. Yani ürünü satmak için görsel materyal kullanma taktiği. Bu taktik şu anda seçimleri kaosu ve tüm satış stratejisini belirleme yöntemi.

Trump seçimlerine 9 milyonun üstünde görsel hazırlanarak seçmenlere servis edilmiştir. Bunların çoğu da rakip karalama görselleridir. Aynı şey Virüs olaylarından önce Black Lives Matters ve Blue Lives Matters propagandaları ile ülkeyi kaosa sürüklemek için de yapılmıştır. Şimdi insan ister istemez soruyor. Aynı görsel manipülasyon bizim ülkemizde hangi alanlarda ve koşullarda, kimler tarafından kullanılıyor?

Bir seçim sonucunu değiştirmek için Facebook firmasından 50M kullanıcı bilgisini satın almak ve bu kullanıcılara özel görseller servis etmek, 3 eyalette sandık sonucu ve buna bağlı olarak başkanlık seçimini değiştirmiştir. Evet 3 eyalet sonuç belirlemiş.

Sosyal, Görsel Medya hayatımızın tüm akışını hatta alacağımız ürünleri, yaşayacağımız ortamı kullanacağımız telefon vb. ürünleri belirlememizde ne kadar etkin hiç düşündük mü?
Mesela ben yıllardır aynı eski model telefonumu kullanırken birinin bana “Aaa hala o tarihi eseri mi kullanıyorsun” demesi bu sistemin ve medyanın işini yaptığını göstermesi ile birlikte bana bu soruyu soran kişiye “sen doğru olanı yapıp bizim kölemiz oldun, şimdi senden demode ürünler kullananları aşağıla ki onlarda seninle yarışsınlar” düşüncesini yerleştirmiştir.

Evlendiğimizden bu yana eşim ile ev içerisinde TV denilen aleti başka şekilde, sadece bizim istediğimiz içeriği bize göstermesi için kullanıyoruz, 2016 yılında bir kızımız oldu ve hiçbir zaman TV eksikliği çekmedik, biz de her aile gibi eline telefon ve tablet veriyoruz çocuğumuzun (bunu yapmıyorum diyen çoğu aile yalan söyler) ama gözetimimiz ve bizim belirlediğimiz içerikleri izlemesini sağlıyoruz. Kızımız şimdiden renklerin ve sayıların yabancı dilde nasıl söyleneceğini biliyor. Yabancı dilde selamlama hatır sorma işlerini de halletti. Bunları biz öğretmek isteseydik bile bahsi geçen cihazlardan öğrenme süresinin 2 katı sürerdi. Çocuklarımız içerik belirleme ve gözetim dışı bu aletleri kullandığında ne olur kısmına geldiğimizde ise en çok duyacağınız laf “Ben bunu istiyorum” olacaktır. Sebebi ise izlediği videonun ya da oynadığı oyunun altında, başında ya da ortasında çıkacak olan reklamlardır. Bu reklamlar 90lara kadar ebeveynleri hedef alırdı, artık ebeveynleri es geçerek çocukları hedef alıyor ki ileride gösterecekleri her türlü ürün ihtiyacı olsun kendisinin onu almaya zorunlu histesin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir